Agnès Guillaume'un “Kaçalım” başlıklı Türkiye'deki ilk kişisel sergisine 18 Şubat’ta SANATORIUM’da sanatseverlerle buluşacak. Çalışmalarında kinayeli, metaforik, asla gerçekçi olmayan ancak yine de varoluşsal bir gerçeklikle bağlantılı olmalarıyla birleştiren Guillaume yeni sergisi ile meditatif hâli kendi üzerine düşünmeye ve gerçeklikten kaçmak için birer davet olarak iki farklı yöne itmeyi hedefliyor.
Agnès Guillaume insan olmanın ne anlama geldiğini, özellikle psişe açısından irdeliyor. Sanatçı sergisinde yer alan çalışmalarında meditatif hale kapı aralamak için, tümü tanınmaz haldeki bedensel biçimlerle karışmış su, kum, kaya, rüzgâr ve ışık gibi çeşitli doğa unsurlarını kullanıyor.
Sanat tarihçisi ve yazar Paul Ardenne, Agnès Guillaume hakkında şunları söyledi: “Hem videolarında hem nakışlarında, Agnès Guillaume sadece bizlerden, insanlardan bahseder. Durumumuzun idealleştirilmiş bir kavrayışına cisim veren soyut, aşkın, uydurma bir insanlık değil. Nietzsche'nin deyişiyle, çokça insan olan insanlar... İçinde yaşadığımız hız ve sürekli ivme hali çağında, bu tarz bir görsel çaba teslim olmaz: Sanat, dikkati talep ve hak eden bir ifadedir.”
Daha açık fikirli, eleştirel ve kişisel bir bakışla gerçekliğe geri dönüş için bir çağrı niteliği taşıyan “Kaçalım” başlıklı sergi, 18 Şubat - 4 Nisan tarihleri arasında SANATORIUM’da görülebilecek.
Birinci görsel künye: My Nights, 2014, Video, Döngü, 5+2 AP, 1920x1440
İkinci görsel künye: Thoughts #4, 2018, Japon kağıdı üzerine çift kat baskı, ışıklı kutu - çeviz çerçeve, 5+2 AP, 55x72, 5x20 cm
Üçüncü görsel künye: Thoughts #7 55x72, 5x20 cm
https://www.youtube.com/watch?v=Cijz0YbtDrA